6 Mart 2016 Pazar

sagligimi-istismar-etme-1


Şimdi, konuyu iyice idrak etmek için işin temeline inelim ve iyice düşünelim. Öncesinde şunu belirtmek istiyorum. Ben Infertilite (KISIRLIK) sorunu yaşayan, bir "hastayım" . Ama söyliyeceklerim, şifa arayan herkesi ilgilendirmektedir. Fakat bir hasta grubu var ki, ufak bir ışık bile görse sağlığını riske atmaktan kesinlikle çekinmiyor. Bunlardan 1.si Kanser Hastaları 2.si ise Kısırlık (infetilite) sorunu yaşayanlar. Kanser hastaları neyi riske atabilir diye düşünenler olabilir. Fakat durum öyle değil, kanser olup şifa bulanları bildiğimiz gibi, denize düşen yılana sarılır misali hastalığını ileletip sonu kötü biten hikayelerlede karşılaşıyoruz.(1) Size daha çok  vahim örneklemeler yapacağım fakat şimdi yüzeysel bir giriş yapalım. Sabırla okuyun..





Bakın bu yazı nereden alınma biliyor musunuz? İstanbul Tabipler Odasının mum ışığı gibi yanıp sönen faaliyetinden.(2) İşin özünde bu girişim çok önemli fakat karşılık görmediği için haliyle pasifize oluyor. Yani bakanlıklar konuya yabancı ve ilgisiz. Sağlık istismarcılarıda bu durumdan faydalanıp olabildiğince ceplerini doldurmuş ve doldurmaya devam ediyor. Bir noktada Tabipler Odasınıda eleştirmek istiyorum. Diplomalı sahtekarlar için neden yapmıyorsunuz bunu? Meslektaş korumak insan sağlığından önemli mi? Ya! özellikle özel hastaneler... Hepsine değineceğiz.





İşte en sevdiğim kısım, bu az önce bahsettiğim ilgisizliğin ne boyutta olduğunun trajik bir ilanıdır. Bakın arkadaşlar en önemli noktadayız. Benim bunları yazmamdaki en büyük sebeplerden biri, belkide tek sebebi. Bu ve benzeri konularda malesef tek başımızayız. Tabipler Odası bile konuya müdehale edemezken bir hasta kimi nereye şikayet edecek veya farkındalık yaratacak?! Kaldıki burada bu doktorlar kendilerini riske de sokuyorlar. İnanın, eğer siz bir ranta etki ederseniz, bu size yol su elektrik şeklinde dönebilir belki meslekten bile olabilirsiniz. Herkesin kavrayabileceği basit bir örnekle bahsetmek gerekirse, Prof.Dr. Canan K. hoca nın bir "Margarin tüketmeyin, Tereyağı tüketin" cümlesi uzaktan basit bir cümle gibi gözükse de Margarin üreticilerinin (Mümsad v.b) hiç hoşuna gitmeyen bir durumdur. Söylediğiniz "haklı" söz nekadar etkiliyse alacağız tepki de o kadar şiddetli olabilir. Örneğin, hocanın meslekten kısa süreli de olsa men edilmesi gibi.  

Türkiye' de durum işte bu  kadar vahim. Yani sağlığınız ile ilgili bir şikayetiniz varsa tedaviye başlamadan önce temiz abdestinizi alıp,Allah' tan gerçekten samimi bir doktor karşınıza çıkarması için dua edin.
Buradan şu da anlaşılmasın bitkiselciler kötü, ilaç firmaları cici, asla değil. Küresel sermayenin yönlendirdiği ilaç firmalarını da yazının bir kısmında değerlendireceğiz ama buradaki ana fikir İnsanların en önemli varlığı olan sağlığının para karşılığında istismar edilmesidir. İpuçlarını vereceğiz ki sahtekarları birininden ayırma ihtimalimiz artsın.

Bugün artık sosyal medyanın son derece yoğun kullanılması bundan 20 yıl öncesine oranla ciddi bir farkındalık getirdiği aşikar. Bunu şunun için söylüyorum. Eskiden mağdur edilen insanlar haklarını arasa bile bundan ancak komşusu haberdar olurdu. Bugün İstanbul' da çalınan davulun sesi Dünyanın heryerinden duyuluyor ve insanlara ulaşıyor. İş böyle olunca farkındalık artıyor, mağduriyetler duyuluyor kısacası yalancının mumu yatsıya kalmadan biliniyor. Ve tabi olmsuz şeyler gibi olumlu şeylerdeki bilinçte kuvvetleniyor. Dün Tıp literatüründe konuşulmayan şeyler bugün "İTİRAF" ediliyor. 

Dün izlediğim bir videoda Doktor aynen şöyle diyordu " - Tıp biraz ticarileşti, diğer doktor da tebessüm ederek - Biraz mı hocam? diye sordu. " Hatta videoyuda paylaşayım. Dümdüz okuyup sıkılmayalım. 









Bu videoyu baştan sona kadar izlemenizi tavsiye ediyorum. Esasında her şeyi açıklıyor ve yoruma bile gerek bırakmıyor ama ben yine de örnekleri artırarak açıklamaya devam edeceğim. Yazımın 2. bölümünde (sagligimi-istismar-etme-2) şahsen içerisinde bulunduğum, şahit olduğum olayları sizlere aktaracağım.





Kaynak 1: http://bit.ly/1TBh4ue http://bit.ly/1QD5uIV 
Kaynak 2: istabip.org.tr/dosyalar/mrankibasinaciklamasi1.pdf

3 Mart 2016 Perşembe

Giriş




   - Gel şifa arayan kişi gel,

...bu zamana kadar "o" derdin için her şeyi yaptın, oradan oraya savruldun. Ne paralar harcadın bu yolda, sabahın köründe kalktın aklında o vardı. İşe gittin hep aklına "o" geldi. Hatta onsuz bir gün bile geçirmiş değilsin adım gibi biliyorum. Neden mi? Çünkü ben de en az senin gibiyim. Tek bir farkımız var, o da benim seni değil, senin beni bulmuş ve bu yazıları okuyor olman.

Bu kadar vakit, zaman ve para harcadın, lütfen senin gibi şifa arayan bu kardeşin için vaktini bu sayfayı okumak için de ayır. Çünkü bu sayfa senin için yazıldı ve emin ol bunlar %100 samimi bir elden çıktı.

Biliyorum Aradığın tek şey "Şifa" ve algıların tamamen çözüm için açık. Sana yardımı olacak, sorununu çözecek ne varsa kapıları açtın. Paran ve imkanların doğrultusunda aklına yatan ne varsa kullanmaya hazırsın yeterki "Şifa" olsun.


...ama orada bir dur! Lütfen dur.

Sana şifa sunmayacağız, seni umutlandırmayacağız. İnandığımız tek şey bir şeylerin farkına varman. Bu yüzden, doğru kapıları açman ve doğru sözleri duyman için sitenin sağında duran menüden sagligimi-istismar-etme-1  ve sagligimi-istismar-etme-2 adlı yazıları okuyarak başlayın. 

Allah hepimizin yardımcısı olsun.


10 Şubat 2016 Çarşamba

Açıklama

Herkese öncelikle geçmiş olsun,

Bu sayfanın amacı, insanın bu dünyadaki en önemli varlığı olan sağlığın Türkiye ve Dünyada nasıl istismar edildiğini herkese elden geldiğince açıklanmaya çalışacaktır.